|
Dijital Fotoğraf Makinaları
Dijital Fotoğraf Makinaları'nda "Görüntü
Alanı Daralması" veya "Crop Factor"
Dijital fotoğraf makinaları popüler hale gelmeye
başladıktan sonra hayatımıza bir takım yeni kavramlar girmeye başladı. Bunlar
arasında belki en çok tartışma yaratanı, ingilizcede "crop factor" ya da
yanlış bir tanımla "focal lenght multiplier" da denilen ve genellikle ülkemizde "Benim 100mm objektifim dijital makinaya
takılınca 160mm haline geliyor" şeklinde bilinen
kavramdır (Ben "crop factor"ü "Görüntü Alan Daralması" şeklinde
çevirdim, eğer literatürde yerleşmiş bir tanımı varsa lütfen mesaj atın). Aşağıda bu
konunun aslı nedir onu açıklamaya çalışacağım.
Dijital fotoğraf makinanız elinize aldığınızda
her ne kadar çok yüksek teknoloji ürünü bir cihaz gibi dursa da aslında temel
görevini yapmak için sadece optik kurallarına bağlıdır. Yani karşıda fotoğrafını
çekeceğiniz bir cisim vardır. Siz "objektif" denen mercekler topluluğu ile o
cisimden yansıyan ışığı makinanizdaki görüntü düzlemine (duyarkat) net olarak
düşürmeye çalışırsınız. Optik kurallarına bağlı olarak bu ışınlar cismin
görüntüsünü
ters bir şekilde duyarkat'ın üzerinde oluşturur.
Objektif
Objektifler makinanın belki de en önemli
elemanlarıdır. Çünkü ışığın düzgün ve net bir şekilde duyarkat üzerine
düşürülmesinden onlar sorumludur. Herhangi bir kalite bozukluğunda o objektifle
çekilen bütün fotoğraflar etkilenir. 35 mm negatif kullanan (dijital olmayan)
makinalar çok uzun bir süredir ortalıkta oldukları için artık objektifler
üzerinde 35mm ye dayanan bir standart oluşmuştur. Objektiflere karşıdan
baktığınızda da görebileceğiniz gibi, içlerindeki mercekler daire şeklindedirler
ve bu yüzden objektiflerin görüntü düzlemine yani duyarkatın olduğu düzleme
yansıttığı ışınlar bir daire oluşturur. İşte bu daire 35mm negatif filmi içine
tam olarak alacak kadar büyüktür. (Başka bir deyişle bu dairenin çapı,
35mm negatif filmin köşegeninden büyük olmak durumundadır.)
Farzedin ki aşağıdaki gibi bir manzara gördünüz
ve bunun fotoğrafını çekmek istediniz (tesadüfen burası da Gediz
deltasındaki İzmir Kuş Cenneti olsun)
.
Şekil 1
Fotoğraf makinanizi çıkardınız (o da bir DSLR
olsun mesela), 50 mm objektifinizi taktınız ve kadrajınızı da ayarladınız. İşte
sizin ayarladığnız o kadraj makinanın içinde duyarkat (bizim durumumuzda dijital
makinanın sensör'ü oluyor) aşağıdaki gibi yansıyacaktır.

Şekil 2
Yukarıda gördüğünüz dikdörtgen 35mm negatif
filmin boyutlarını gösterir. Eğer siz 35mm film kullanan ya da "full frame"
denen bir DSLR ile çekseydiniz fotoğrafı, vizörden baktığınızda yukarıdaki
dikdörtgenin gördüğü alanı görecek ve o şekilde kadraj yapacaktınız. Ancak eğer
makinanızın sensörü 35mm film boyutundan farklıysa (yani
makinanızı 7000-8000 dolardan daha az bir paraya aldıysanız) o zaman hem
vizörden daha küçük görürsünüz, hem de çektiğiniz fotoğrafın gördüğü alan daha
dar olur. Aşağıdaki şekil de tam bunu gösteriyor:

Şekil 3
Yukarıdaki şekilde
- Canon 1Ds (11mp)
- Kodak 14n (14mp)
- Canon 1D (4mp)
- Canon 10D (6mp)
- Canon 300D (6mp)
- Canon 20D (8mp)
- Sony DSC-828 (8mp)
- Nikon 8800 (8mp)
- Canon Powershot G6 (7mp)
- Canon Powershot S1 IS (3mp)
makinalarının sensör boyutları görüntü üzerinde
gösterilmiştir. Kendi içlerinde birbirlerine oranları doğrudur, ancak gerçekte
burada gösterildiğinden çok daha küçüktürler. Buradan da görebileceğiniz gibi
sensör büyüklüğü ile makinanın kaç megapiksel olduğunun birbiriyle ilgisi
yoktur. (Bu konuda daha detaylı bilgi için "Sizinki
kaç megapiksel" başıklık yazıma bakabilirsiniz.)
Yukarıdaki Şekil 3 ten çıkan sonuçlar aşağıdadır.
Aynı objektif takılı olsa bile
makinaların sensör boyu
küçüldükçe görüş açısı da daralmaktadır
İşte dijital makinalardaki objektiflerin değerlerinin "35 mm eşdeğeri"
olarak verilmesinin altında bu sonuç yatmaktadır. Yukarıda Canon 10D
nin sensör boyutuna denk gelen dikdortgenin çevrelediği alana bakarsanız
eğer, bu alan aslında 35 mm film kullanan bir makinada 80mm lik bir objektif
takılıyken görülen alana eşittir (35mm negatifin köşegeni Canon 10d nin
sensörünün köşegeninin 1.6 katıdır.). Yani yanyana iki kişi aynı yerde durup
aynı manzaranın fotoğrafını çekse, Canon EOS 10D üzerinde 50 mm objektifle,
35mm film kullanan bir makinaya takılı 80mm objektif tamamen aynı genişlikte
alanı görür. O yüzden de Canon 10d ye takılan objektiflerin 35 mm eşdeğeri
80mm denir. Ancak burada büyük bir yanılgı vardır. 50mm objektif 80mm
objektif haline gelmez. Hala 50mm objektifin optik özelliklerini taşır.
Alan derinliği ve perspektif özellikleri 50mm objektifin
özellikleridir. Bu nedenle de aynı kadrajdaki iki fotoğrafta sensörü büyük
makinayla çekilen fotoğrafta alan derinliği daha küçük olur (bizim
örneğimizde 10D ve 50mm ile çekilen fotoğrafta net alan derinliği, tamamen
aynı görüş açısında ve aynı kadrajda çekilmiş olmasına rağmen 35mm film
kullanan makina ve 80mm ile çekilen fotoğraftaki net alan derinliğinden daha
fazladır) . Sadece 50mm objektifin görüntü düzlemine düşürdüğü
görüntünün bir kısmı sensörün dışına düştüğü için çekilen fotoğraf "crop"
edilmiş yani kenarlarından biraz kırpılmış çıkar. Sanıldığı gibi bu
makinalara takılan objektifler sizi fotoğrafını çekeceğiniz konuya daha çok
yaklaştırmaz. Objektifin odak uzaklığı konuyu ne kadar yakınlaştırıyorsa o
kadar yaklaştırır. Sonuçta çektiğiniz fotoğraf yine 50mm lik objektifle
çekilir ama siz sadece sensör büyüklüğü kadar bir alanı kullanırsınız.
Yukarıdaki manzaranın fotoğrafını çektikten
sonra bu farklı makinalar için bu fotoğrafların nasıl göründüğüne bir
bakalım:
Aşağıdaki küçük fotoğraflara tıklayarak daha
büyük versiyonlarına ulaşabilirsiniz. Fotoğrafların gereksiz yere yer
kaplamamaları için 1:4 oranında küçültülmüşlerdir, ancak yıne de fikir
vereceklerdir. Altlarındaki "35mm eşdeğeri" şeklindeki yazıların anlamı ise
şudur: "Eğer aynı fotoğrafı 35mm film kullanarak çekmeye kalksak (tamamen
aynı kadrajda) kaç mm lik objektif kullanmamız gerekirdi."
Canon 1Ds (11mp)
35mm eşdeğeri 50 mm
 |
Canon 1D (4mp)
35mm eşdeğeri 65mm
 |
Canon EOS 300D (6mp)
35mm eşdeğeri 80mm
 |
Nikon 8800 (8mp)
35mm eşdeğeri 213mm
 |
Canon Powershot G6
(7mp)
35mm eşdeğeri 243mm
 |
Canon Powershot S1 IS
(3mp)
35mm eşdeğeri 327mm
 |
Peki neden bazı makinaların sensörü büyük
bazılarınınki küçüktür? Sensör boyunun fotoğrafçıya birinci etkisi
ekonomiktir. Sensör boyutu ne kadar büyürse maliyet katlanarak artar.
İkinci etkisi fotoğraf kalitesidir. Sensor boyutu ne kadar büyürse
üzerindeki ışığa duyarlı elemanların alanı o kadar artar. O yüzden aynı
megapikselli iki makinadan büyük sensörlü olanı (diğer teknik donanımlarının
eşit olduğunu varsayarsak) daha kaliteli fotoğraflar üretir.
Sensör boyutu ve megapiksel arasındaki ilişkilerle ilgili detaylı bilgi için
"Sizinki
kaç megapiksel" başıklık yazıma bakabilirsiniz.
Makro Fotoğrafçılığında "crop factor"ün rolü
Genel Makro fotoğrafçılığında objektiflerin ne
kadar yakından netleyebildikleri değil, görüntüyü sensör üzerine ne kadar büyük
düşürebilecekleri önemlidir. Yine bir şekille anlatmak gerekirse, diyelim ki bir
çekirge gördünüz, ve farzedin ki aşağıdaki şekilde gördüğünüz çekirgenin
boyutları gerçek hayattaki boyutlarıyla aynı olsun. Solda kalan bölüm objektifin
görüntü düzlemine düşürdüğü bölümdür. Öyle bir noktada netlediğimizi farzedin
ki, sensörün üzerine düşen görüntü çekirgeyle bire bir aynı boyda olsun (alltaki
diyagramda cismin boyu x ile görüntünün boyu y). Eğer bu objektif bunu
sağlayabiliyorsa o zaman bu objektif için "Objektif 1:1 oranında makro
çekebilir" cümlesi kullanılabilir. "1:1" gösteriminin anlamı, sensor üzerine
düşen görüntünün bire bir gerçeğiyle aynı boyda olmasıdır. Tabii sensörün
üzeride 1:1 olan bir çekirge bilgisayarınızda koskocaman görünecektir (buraya
tıklayın). Aynı şekilde görüntünün cisme oranı 1:2 olan objektifler vardır;
sensör üzerindeki görüntü cismin yarısı büyüklüğündedir. Canon'un bir makro
objektifi vardır ki, 65 mm odak uzaklığına sahip bu objektif 5:1 oranında
makrolar üretebilmektedir.

Şekil 4
Makro özelliğinin objektifin odak
uzaklığıyla direk olarak ilgisi yoktur. Objektifin tasarımından dolayı mümkün
olduğu kadar yakına netlemesi sağlanır ve yaklaştıkca da sensörün üzerine düşen
görüntü büyür. 100 mm bir objektif en fazla
1:3 oranında büyütebilirken (yani objeye daha yaklaşmanız
halinde objektif netleyemez), makro için üretilmiş başka bir 100 mm objektif 1:1 büyütme sağlayabilir, bu tamamen objektifin içindeki
mercek gruplarının dizilmesinden ve kullanılan farklı merceklerle sağlanır.
Objektifin odak uzaklığı büyüdükçe elde edeceğiniz avantaj, çekmek istediğiniz
cisme fazla yaklaşmadan da 1:1 oranını yakalayabilmenizdir. Bu nedenle piyasada
180mm Makro objektifleri bulunur.
Sensör boyutunun makro
fotoğrafçılığına etkisini görmek için Şekil 4'e daha yakından bakalım. Sol
taraftaki fotoğrafta sensör boyutları işaretlenmiştir. En büyük olan kırmızı
dikdörtgen 35mm filmin ya da "full frame" denen DSLRların sensör boyutunu
gösterir. "Crop factor" nedeniyle sensör boyutu farklı olan makinaların gördüğü
alan da farklı olacaktır. Şekil'de en küçük sensöre sahip olan Canon S1in
yukarıdaki kadrajla çekeceği fotoğraf sadece çekirgenin burnunu gösterecektir.
Aynı şekilde Nikon 8800'in çektiği fotoğraf da ancak çekirgenin kafasını kadraja
sığdırabilecektir.
Unutmayın ki bütün bu fotoğraflarda
büyütme oranı 1:1 dir, çünkü büyütme oranı sensörün ya da makinanın değil
objektifin optik özelliğidir. Çekirge'nin tamamını kadraja almak için Nikon
8800'ün ve S1'in daha uzaktan çekim yapması gerekir. Yani 1:1 den daha küçük
büyütmeler de çekirgenin fotoğrafını çekmek için yeterlidir. Bu nedenle sensör
boyu küçüldükçe daha uzaktan makro çekimi yapılabilir. Ancak bunun da bir bedeli
vardır büyük sensörlü makinalarla çekilen makrolar daha fazla detay barındırır.
Çünkü çekirgenin tamamını kadraja sığdırabilmek için daha
yakından çekmek mecburiyetindedirler ve yaklaştıkça da cismin detayları daha çok
ortaya çıkacaktır.
|